22 Haziran 2012 Cuma


Merhaba Ben Furkan Yaşar. 15 yaşındayım. Ofluyum Elhamdülillah :) Aranıza Of’tan katılıyorum(İncir Reçeli iyidir iyi). Of neresi derseniz çok ayıp edersiniz. Bilmiyorsanız Google amcaya sorun. Amerikan dolarında bile önce Of, sonra Amerika, bkz:(United States of America). Trabzon Fen Lisesi'nde öğrenciyim.

Burada sizlere doğumumdan bu yana hayatım(doğmadan önce zaten hayatım yok), kişiliğim, davranışlarım ve yaptıklarım hakkında geniş bilgi vereceğim.

7 Temmuz'da doğdum. Doğduğumda ilk lakabım "007 James Bond"muş. (07.07 hesabı.) Bizim ailede böyle bi rakam uysallığı var. For eksampıl; babam 4 Nisanda, kardeşim de 2 Şubatta doğmuş. Neyse ayrıntıya girmeden devam edelim. Yengeç burcuyum. Bu cümleden sonra artık bana daha dikkat etmeniz lazım. Sevince harbi seven bi burçtur kendileri. Fiziksel olarak; 1,65 boyunda, 48 kg ağırlığında(birileri burada sinirden çatlıyo), esmer ya da sarışın olmadığıma göre kumral biriyim. Baklavalarım var. 6 tane saydım hatta. Şahitlerim var.

Öncelikle Beren Saat ve Trabzonspor aşığı, yakışıklı, tatlı, sempatik, bakımlı, karizmatik, duygulu, alıngan, yalan söylemesini beceremeyen, daha çok karşı cinsle iletişim kuran, sosyal ağların hiçbirinde popüler olmayan, eve geç gelme sevdalısı, aşık, sevdiği kadar sevilmeyen, ps ve pes manyağı, kızlar sevdiği için genelde Türkçe pop dinleyen, Danza Kuduro ve 15 Eylül 2012'den itibaren Gangnam Style sevdalısı, aynada Johhny Depp, Brad Pitt, Kıvanç Tatlıtuğ, Leonardo Di Caprio karışımı şeker bi çocukken, fotoğraflarda ölmüş de ağlayanı yok gibi çıkan, good sense of humour biriyim. Tolga Çevik idolümdür bu konuda. Duyduğum heceden espiri türetir insanları hayattan soğuturum.

Şu yakışıklı konusunda dalga geçenler var. Açıklamasını yapayım. Şimdi karşıdan nasıl göründüğümü bilmiyorum ama aynada harbi karizmayım. Karşıdan bakıldığında daha farklı görüldüğü için olabilir. Onun için bundan sonra yanımda ayna taşıyabilirim.

Doğduğumda sarışınmışım. Kız diye severlermiş beni. Şimdiki cılızlığımın daha doğrusu fitliğimin aksine tombiş yanaklı, balık etliymişim. Aşk acısından eridik işte. Çocukluğumda en çok sevdiğim oyuncak malaydı. Evet, mala. Hani şu inşaatlarda ustaların elindeki alet. Herkes araba, bebek isterdi, ben “bana mala alın” derdim. Sebebi, inşaata olan ilgimdi. Ayrıca evde hep bi masa kurar kendime mini büro hazırlar, gider takım elbisemi giyer öyle oynardım. Takım elbiseye de ayrı hastaydım. Allah’tan şimdi geçti. Neyse, derken anaokullu olduk. O zamandan karşı cinse ilgim başlamıştı. Evcilik oynarken hep beni çağırırlardı. Hepsinin adlarını unuttum şimdi o kızların. Bi Lena vardı ama. Onu unutmadım. O da isminin acayipliğiyle kazandı. Anaokulu döneminde Yalın, Zalim şarkısını çıkarmıştı. Hocalar o şarkıyı açtığında yerde takla atar karşı cinsin ilgisini çekerdim. Güzel günlerdi.

Sonra ilkokullu olduk. Bu zaman diliminde kayda değer bi şey yaşamadım. Ama ortaokula geçip ceket giyince bende bi hava bi hava anlatamam. 6. sınıf sona ererken, 24 Haziran 2010’da Bihter ölüp, sonra dirilip Fatmagül olup, tecavüze uğrayınca o üç ay çok sıkıntılı geçti benim için. Öldüğünde hakkaten moralim bozuldu, depresyona girdim, magazin haberlerinde sağ olduğunu görünce sevinir olmuştum. Çünkü hayranlık değil, resmen aşık olmuştum o kıza (kadın da olabilir), Beren Saat’e. Kıskanıp, sahiplenmeye çalıştığım ilkti o. Öyle böyle derkene liseli olduk.

 Halim’den bahsedeyim. Kıvır zıvırla biten yaşama enerjimi gidip Halim’den geri kazanıyorum. Geçenlerde yürüyoruz, uşak artık yaptığım esprilere dayanamamış olsa gerek, çok yoruldum taşı beni dedim. Resmimi çekip klasörden klasöre taşıdı. İşte böyle mal mal şeyler yapıp beni güldürüyo. Ama ben onu hayattan soğutuyorum. Bu konuyu da closelıyalım.

Evet. Benim bi de küçük aşkım var. Duş aldıktan sonra saçlarımı koklar, parfümümü seçer ve sıkar, günün ilk öpücüğünü verir beni evden öyle uğurlar. Ama genelde aramız bozuktur. Hiç pas vermez bana. Zorla tutar öperim yine de. Ama bu da büyüyecek bunun da tadı kaçacak.

Müzik tarzıma gelince. Bilgisayarımda 4 bin yüz küsür müzik var. Çoğunun adını bile bilmem. Seçiciyimdir müzikte. Ama kızlar ister falan diye durur. Geniş bi arşivim var. Ahmet Kaya’dan Halil Sezai’ye, Cem Adrian’dan Barış Akarsu’ya.. Aradığınız ne varsa. 

Şimdilik bu kadar yeter.

23 Haziran 2012 Cuma, 00.25

Merabayın Dostlar,

Artık liseli olduk tabi yeni ortamda benle tanışmaya can atıp da çekinen utanan kızlar falan hepinize selam olsun, sizlerin de beni tanımaları lazım. Benim gibi dünyanın 8. harikasıyla tanışmak herkese nasip olmaz bak değerini bilin, önceden hep tarlaydı buralar. Ya çok sıktım sizi şimdi "böbürlenme mode: off"

Okulda lakabım, daha doğrusu lakaplarım "Ballim" ve "Oflu(Ofli da olabilir)". Ballim, eski sevgilimin bana hitap şekliydi.

Çabuk yorulsam da, futboldan anlarım. Anlamıyosam da anlıyo taklidi yaparım. Ne de olsa bilmemek ayıp değil, önemli olan çaktırmamak.

Bu güncelleme biraz saçma oldu ama neyse ya hoşçakalın.

25 Ekim 2012 Çarşamba, 01.06 (Ertesi Gün Kurban Bayramı)